8 Aralık 2013 Pazar

Senin Oyun Alanın!



Bu sefer konularımla sizi şaşırtacağıma eminim :) Çok uzun zamanımı yemek kültürü ile iç içe geçirdiğim için bu işi daha eğlenceli, daha keyif alarak nasıl yapabilirim düşünüyorum zaman zaman. Özellikle mutfaktaysam keyifli bir şeyler dinlemem gerekiyor,  müzik olmadan güzel birşeyleri ortaya çıkarmak hem zor hem de biraz dans etmenin kimseye zararı olduğunu sanmıyorum :) 
Youtube'dan parçalar seçiyor veya Joy fm yayınını dinliyorum.  İşte böyle anların birinde çok güzel bir konu geldi aklıma. Sizinle mutfaktan daha fazla keyif almak için dinlediğim şarkıların bir listesini paylaşmaya karar verdim. Arşivimdeki ve ipad listesindeki şarkıları taradım. Umarım zevkle dinlersiniz ve yemek yapmanın neşesini hissedebilirsiniz.

1.     Earth Wind and Fire -September
2.     Kooii- We get around
3.     Zaz - le long de la route
4.     Vayo con dios - I don’t want to know
5.     ‪ Dany Brilliant - Hier encore
6.     Aretha Franklin- I say a  little prayer
7.      Norah Jones- Creepin in
8.     Dmitri Shostakovich – Waltz
9.     İncesaz- Mazi kalbimde derin bir yaradır
10.   Sezen Aksu - Kutlama

İkinci sürprizime gelince…. Büyük gün Salı…. Takip etmeye devam  :)

7 Aralık 2013 Cumartesi

Peynirli aperatifler

Dün başka bir güzeldi, uzun zamadır yapamadığımız aile yemeklerinden birini yaptık. Bu sefer doğumgünü kutlamaları ve erken yılbaşı kutlaması için bir hazırlık içindeydim. Böyle bir gün için erkenden mutfağa girip keyifle hazırlanmaya başladım. Menüde neler olduğu ile başlayalım.  Özellikle üstünde duracak olduğum konu ise bir tatilden döndünüz ve peynir cenneti olan bir yere gittiniz, dönüşte bu peynirler ile neler hazırlayabilirsiniz...

Ton balıklı avakodolu dip
Karides ve levrek köfeteleri
Camambert& mantarlı dip
Armutlu rokforlu mini kanepe
Tavuklu tartölet
&
Spaghetti Bolognese
&
Çilekli Tart

Tarifini paylaşacak olduğum menülerde kullanılan peynirler Camambert peyniri ve rokfor. Peynir tabağına alternatif olarak bu tarfileri hem kısa zamanda uygulayabilir hem de yemek öncesi güzel bir başlangıç sunumu elde edebilirsiniz.



Armut ve Rokforlu mini kanepe

Malzemeler

  • 1 çorba kaşığı zeytinyağ
  • 2 su bardağı armut, küp şeklinde doğranmış
  • 2 çorba kaşığı toz şeker
  • 3 çorba kaşığı ceviz, ufalanmış
  • 1 su bardağı rokfor peyniri, ufalnamış
  • 5-6 yaprak adaçayı, ince kesilmiş
  • esmer ekmek
Hazırlanışı
  1. Tavaya zeytinyağını koyun
  2. Armutları ilave edin ve ara ara karıştırarak 5 dakika pişirin
  3. Toz şekeri ekleyip karıştırmaya devam edin
  4. cevizi ilave edin
  5. Armutlar yumuşayınca ocaktan alın ve soğumaya bırakın
  6. Rokfor peynirini ekleyin
  7. Adaçayını ilave edin
  8. Ekmekleri yuvarlak şekilde kesin
  9. Armutları paylaştırarak servis yapın
Camambert & mantarlı dip


Malzemeler
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağ
  • 4 su bardağı mantar, ince dilimlenmiş
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 1/2 limon suyu
  • 2 çorba kaşığı soya sosu
  • 3 çorba kaşığı maydonoz, ince kıyılmış
  • karabiber
  • camambert peyniri
  • baget ekmek
Hazırlanışı
  1. Tavaya zeytinyağını koyun
  2. Mantar, limon kabuğu rendesi ve limon suyunu ekleyip 5-7 dakika pişirin
  3. Soya sosu, karabiber ve maydonuzu ekleyin
  4. Camambert peynirini mikrodalgada hafifçe eriyene kadar ısıtın 
  5. Mantarlı dip'i bir kaseye alın ve baget ekmekleri yerleştiren
  6. Camambert peyniri ile birlikte servis edin.


1 Aralık 2013 Pazar

Paris'te gece yarısı / Fransız Mutfağı 2

Paris sokaklarında ikinci gezimize başlıyorum.  Geçen sefer uğranması gereken noktaları belirttikten sonra bu sefer akşam nereye yemeğe gitsem sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle, Paris'te tahmin ettiğiniz üzere tavsiye edilen, ödüllü birçok restaurant var. Bunların içinden seçim yapmak çok zor olacağı için seçim yaparken iki şeyi dikkate aldım. Birincisi Fransız blog yazarlarının gitmeyi tercih ettiği bir yer seçmek. Bu şekilde lokal insanların gittiği yerleri bulma şansınız artıyor. İkinci konu ise otelimizin bulunduğu Opera bölgesinde iyi bir adres seçmek yönündeydi.
Bahsettiğim mekanlara gelince isimleri şu şekilde: Le Petit Pontoise; Cafe de la Paix
Üçüncü, son yazıda ziyaret edeceğimiz mekanlar: Brasserie: Relais Odeon; Bistrot Le Royal, Le pain quotidien olacak :)

Le Petit Pontoise:
Geleneksel Fransız mutfağı'ndan oluşan bir menüye sahip. Rezervasyon yapılması oldukça önemli. Biz yemek servisimizi beklerken birçok kişi yer olmadığı için geri çevrildi. Küçücük bu mekanda istediğimiz yemeklerin sunumunu çok beğendim. Bu restaurantı üstte bahsettiğim blogların ortak noktası olarak bulmuştum. Herkesin hem fikir olduğu şey, bir tür buluşması noktası olduğu ve sık sık gittikleri yer olarak belirtilmesiydi. Menüsünden özellikle merak ettiğim "Beef Bourguignon'u" denedim. Bu yemeyi kendim de yaptığım için ve ne kadar zahmetli olduğunu bildiğim için, güzel bir şeyler istediğimden emindim. Servis bildiğimiz tariflerin biraz dışında gibi görünse de çok lezzetliydi. Diğer yemeği sarımsak eşliğinde kuzu olarak belirledik. Geceden memnun kalmadığımız tek şey şarabımız oldu. Buraya gitme fırsatınız olursa tavsiye etmiyorum.





Cafe de la Paix:

Bu restaurant ise Opera bölgesinin en çarpıcı yerlerinden birisi. Mükemmel Opera binası manzarasını izlemek için dışarda oturabilirsiniz veya iç kısmı tercih ederseniz şahane bir mimari yapı içinde yemek yiyebilirsiniz. Aklınızda uyanacak ilk fikir, "tamam şimdi oldu kendimi Paris'te gibi hissediyorum" olacak. Bu adresi tavsiye etme sebebim atmosferi ve kusursuz servisi yüzünden olacak. Yoksa pahalı sayılabilecek bu restaurantta farklı yemeklerin servisleri arasında orantısızlık bulunuyor. Diğer bir deyişle, ana yemek ödediğinizin karşılığı olmayacak türden, başlangıç ise bir başlangıç için oldukça fazla. Kesinlikle, karidesler çok güzel bir seçim. Ana yemek olarak tercihimiz, şarap sosunda soğan püresi ile servis edilen levrek balığıydı. Şarap çok güzel bir seçimdi: Cheverny Domaine Maison pere& fils. Son olarak tatlıya yer kalmıyor ama servis edilenler mükemmel görünüyor.