7 Eylül 2015 Pazartesi

Mixo Terrace

Uzun bir süredir bir yer hakkında yazarken bu kadar heyecanlanmadım. Mixo Terrace için etrafımdan olsun İstanbul hakkında yayın yapan dergilerde olsun çok iyi duyumlar alıyordum. Ancak, bunun sebebinin herkesin dilinde olan tasarımı ve İstanbul'a hakim manzarası olduğunu düşünmüştüm. Bütün bunlar doğru ancak eksik. Mükemmele yakın servisi, yemeklerin sunumu, tazeliği ve lezzeti asıl bahsedilmesi gerekenler. Hangisi ile başlasam? Az masa olduğu için müşterilerle her an ilgili olan ekip dikkatinizi çekecek. Daha da önemlisi bize servis yapan kişinin düzgün diksiyonu, o gün mutfağa taze gelen ürünleri bilmesi ve aralıklı olarak ortada yer alan başlangıçları servis etmeye devam etmesi benim İstanbul'da görmeye çok alışık olduğum bir durum değil. Kocaman bir artı buradan geliyor.
Diğer şaşırtan şey ise yemeklerin sunumu, çok fazla şey yememiz mümkün olmasa da servis edilenler çok ilgi çekici. Öncelikle menüde çok fazla alternatif yok ve bence bu gayet iyi. Olan seçeneklerden rahat rahat zevkinize göre şeyler bulabilirsiniz. Zencefilli ızgara kuşkonmaz, tütsülenmiş dana dil, somon tartar, keçi peynirli armutlu salata gibi başlangıçlar bulunuyor.


Bizim tercihimiz pancarlı ılık levrek ve acılı ve sade kalamar oldu. Kalamar o kadar büyük porsiyonla sunuluyor ki ana yemek yiyemedik. Kahveli ve kestaneli sufle ile tamamladık. Şaraplarda ise kadeh seçeneğinde Sarafin sunuyor olmasına çok sevindim. İsterseniz chardonnay isterseniz sauvignon blanc seçenekleri menü de yer alıyor. Pancarlı levrekte, kırmızı pancar carpaccio şeklinde, marine edilmiş levreklerin altında sunuluyor. Eşlik eden sosta oldukça güzel. Marine levrek sos içinde boğulmamış, marinasyonun verdiği yumuşak dokuda var ancak balığında tadını net alıyorsunuz. Sadece biraz tuzu eksik. Kalamar ise ne büyük bir eğlence :) Öncelikle iki farklı kese kağıdı mandal ile kapatılmış olarak yanında harika sosu ile geliyor. Kese kağıdı yavaşça açılıyor birinde acılı birinde sade olan seçenek yer alıyor. Servis yapan kişi tabaklarınızı paylaştırdıktan sonra aynı şekilde geri kalanı kapıyor. Bu şekilde devam ettiğiniz minik kalamarlarınızda hiç soğumuyor. Kalamarın dışındaki pane baskın değil, her şeyin lezzeti dengeli. Yanındaki sos için tarator sosu arayanları şaşırtacak farklı bir sos ile sunuluyor. Gece de beğenmediğimiz tek şey tatlı. Sufle için oldukça kuru, sadece ıslak bölümlerindeki kestane ve kahve karışımı tadı beğenebilirsiniz. Mixo Terrace'ı tekrar ziyaret edip et seçeneklerini de deneme notu ile görüşmek üzere.

 

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Yasemin /Burgazada & sürpriz


Bazı şeylerin çok fazla anısı olunca objektif yazabilmek çok zor oluyor. Burgazada benim için böyle işte! En yakın arkadaşım Burgazadalı bunun sonucunda üniversitede sık sık gittiğimiz ada da elbette görülecek çok yeri ziyaret etme şansım oldu. Kalpazankaya, Fincan bunlardan birkaçı. Bugün bahsedeceğim restaurant ise dört beş senedir her yaza veda yaptığımız Yasemin.


Adada kalabalık mekanlardan sıyrılan hemen deniz kenarındaki masaları ile çok iç açıcı bir yer. Türkiye'de neden böyle olur bilemiyorum yüksek standartta bir servis beklemeden eğlenceli bir gece geçirebilirsiniz. Bu balık lokantasında görmeye alışık olduğumuz mezeler yer buluyor. Soslu levrek, çiroz, uskumru, patlıcan salataları, ahtapot salatası gibi. Mezelerde füme uskumru, köpoğlu, kaya koruğu, levrek marin istiyoruz. Ara sıcak olarak kalamar ve balık tercihimiz sardalya. Tatlı konusuna özel olarak değineceğim. Mezeler oldukça standart. Peynir ve kavun iyi. Otlardan kaya koruğunu özellikle güzel buluyorum. Kalamarın porsiyonu bir servis için az olsa da dışı çıtır çıtır ve içi yumuşacık. Balık ise çok iyi, sardalyaya en çok yakışan şekilde ızgara yapılmıştı.




Tatlı konusunda ise her zamanki gibi dışardan paketimiz ile geliyoruz. Bunu yapmak uygun mu? Kesinlikle değil. Ama Ergün'ün milföy tatlısı için bunu yapmaya değer mi? Kesinlikle evet :) İster vişne ile ister çilek ile hazırlanmış olsun milföyün renginde tadından ne demek istediğimi anlayacaksınız. Beni en mutlu eden şey bu tatlı. Ada'da deniz otobüsünden iner inmez bu pastaneye uğrayıp her lokmada çıtır çıtır lezzetin keyfini çıkarın.


27 Ağustos 2015 Perşembe

Guacamole


Bugünki tarifim tam bir Meksikalı. Guacamole Meksika'da yaygın olarak soğuk bir başlangıç olarak sunuluyor. Taco içindeki halini de umutmamak gerek. Orjinal tarifi Meksikaya ait olan bu pürenin başlıca kaynağı avokado çok eski kökleri olan bir meyve. Avokadonun başka iyi bir eşlikçisi de hiç şüphesiz karides. Püremize dönecek olursa hazırlandıktan sonra hızlı bir şekilde tüketilmesi gerekiyor. Havaya maruz kaldıkça rengi değişiyor bu minik püf noktasını hatırlattıktan sonra birkaç shot tekila yanında harika gidecek tarifimize başlayalım.

* Sunumunda tortilla ile servis edilmeli. Benimki gibi evde hazır yoksa bu formdaki cipsleri kullanabilirsiniz.

Malzemeler
  • 3 adet avokado
  • 1 adet lime
  • 2 adet domates
  • 1 soğan
  • zeytinyağı
  • tuz ve karabiber
  • 1 tutam kişniş
  • 1/2 adet kırmızı biber( isteğe bağlı)
Hazırlanışı
  1. İkiye böldüğünüz avokadoların içini bir kaşık yardımı ile bir kabın içine çıkarın. Püre kıvamına gelene kadar çırpıcı ile karıştırın.
  2. Lime suyunu üstüne ekleyin ve iyice karıştırın.
  3. Domatesleri küçük küpler halinde doğrayın.Püre üstüne ekleyin ve iyice karıştırın. 
  4. Soğanı soyun küçük parçalar halinde doğrayın. Biber içinde aynı işlemi yapabilirsiniz. İnce doğradığınız kişnişi de hazırladıktan sonra hepsini avokado püresi ile bir araya getirin.
  5. Zeytinyağı, tuz ve karabiberi ilave edin. Soğuk olarak servis edin.