3 Ekim 2015 Cumartesi

Los Angeles ( Amerikan Mutfağı 3)

The Ivy

Los Angeles'ta yer alan bu mekan için sanırım "cozy" kelimesini kullanmak yanlış olmaz. Sizi o kadar sıcak karşılıyor ki, saatlerce içerde kalmak isteyebilirsiniz. Bir restaurant için daha fazla ne istenebilir ki? Sizi kucaklayan tabaklar, çiçekler, masalar, peçeteler, müzik… Servis yapan beylerde beyaz gömlek üstünde her birinde farklı pötikareli kravatlar… Bahsettiğim yer aslında küçücük bir alana sahip. Rezarvasyonsuz gitmek bu yüzden riskli. Beverly Hills'e oldukça yakın Ivy'de sizi İtalyan ve Amerikan mutfağı bir karışım bekliyor olacak. Öncelikle Fahri Gediz'e bu öneri için teşekkür ediyorum. Frommer's üstünden de teyit aldıktan sonra planımıza ekliyoruz. Kocaman gül buketleri içinde girişteki karşılama masası üstünde buz kovalarında şampanyalar buzlar ve madalinalar rengarenk bir sunum oluşturuyor. Yemeklerine gelince menüsünde pizza bölümü ve et yemekleri ayrı bir başlığa sahip. Filet mignon, New York steak gibi seçenekler var. Ana yemek bölümünde ağırlıklı ıstakoz ve yengeçli yemek çeşitleri mevcut. Özellikle kokteyl ve şarap menüsüne bakmakta fayda var. Oldukça fazla seçenek yer alıyor. Benim seçimim içinde taze böğürtlen, ahududu veya çilek seçeneği ile sunulan şampanya. Başlangıçlarda Tuna tartare, peynir tabağı ve somonlu pizza. Tartar ve peynir tabağı çok lezzetli. Pizza için ise çok başarılı bulduğumuzu söyleyemeyeceğim. Ama daha farklı denemede deniz mahsüllü salata veya makarnadan çok keyif alabileceğinize eminim. Los Angeles'a gidecek birinin buraya mutlaka uğramasını öneririm. Bu arada restaurantta ayrılırken size minik bir kutu hediye ediyorlar, arabada merakla açıyorum. İçinden harika lezzete sahip cookie'ler çıkıyor. Bu minik sürpriz de çok mutlu edici.






1 Ekim 2015 Perşembe

Malibu&Santa Monica ( Amerikan Mutfağı 2)


Türkiye dışında bir yerde kahvaltı yapıyorsanız ne hissediyorsunuz? İlk zamanlar farklı lezzetler cezbedici geliyor. Her ülkenin kendine özgü çok özel sabah lezzetleri olduğuna inanıyorum ama kahvaltımız hepsinin bir step ötesinde. Bu gerçeğin bilinci ile Santa Monica ve Malibu'da iki farklı adreste kahvaltı yapıyoruz. Bir tanesi Santa Monica'nın en iddialı oteli Loews içinde yer alan bölüm diğeri Malibu'da iskele üstünde yer alan Malibu Farm Pier Cafe. Bu yazıyı okurken Maroon 5 Sugar dinlenmeniz önerilir :) 

Loews Otel 

Menüsü temelde 3 bölüme ayrılıyor. "Bakery Items", "Local Flavours", "The Wake up Call". 
Öncelikle her yerde bulabileceğiniz bagel&cream cheese (Bagel: Mayalı hamur ile hazırlanan halka şeklinde bir tür ekmek) ve krem peynir yer alıyor. Yerel lezzetler bölümünde birçok ülkeye özgü farklı omlet ve yumurta çeşitleri var. Uyandırma araması şeklinde çevirebileceğimiz bölümde ise daha sağlıklı alternatifler yer alıyor. Granola, yulaf karışımları veya sebzeli çırpılmış yumurta gibi.


Bu çeşitlilik içinden bizim seçimlerimiz: Eggs benedict, 3 seçenekli omlet, Burrito kahvaltı ve granola
Geleneksel bir lezzet olan Eggs Benedict oldukça güzel hazırlanmıştı. Hollandaise sos kıvamında ve altında yer alan muffin tipi ekmek yumuşak ve lezzetliydi. Burrito kahvaltıyı ise çeşitliliği için istedik. İçeriğinde çırpılmış yumurta, patates, chorizo, guacamole sos, salsa sos yer alıyordu. Benim damak zevkim için biraz ağır, tüm lezzetlerin baskın olduğunu belirtmem gerekiyor. Sağlıklı seçim Granola da, omlette servisleri ile göz dolduruyordu. Loews kahvaltı için doğru bir seçim.





Malibu Farm Pier Cafe


Manzaradan uzun uzun bahsedilebilir ancak menü için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Lezzetler fazla karışık ve yeterli ısıda değildi. Şikayetçi olabileceğiniz bir çok özellik bir arada. Sempatik gelecek tek şey Cadılar Bayramı'na atıfta bulunan sıcak çikolata. Ancak,  bu şekilde bile olsa burayı manzarası ve ortamı için mutlaka ziyaret etmelisiniz. Yanındaki Malibu'ya özgü mini butiği de oldukça güzel. Üstelik akşamüstü mükkemmel bir gün batımı manzarısına sahip Malibu. Bir şeyler içmek için çok doğru bir seçim olacaktır. 
Menüden seçimlerimiz füme somon eşliğinde çırpılmış yumurta ve çilek eşliğinde mini pancake. 




30 Eylül 2015 Çarşamba

Santa Barbara/ Kaliforniya (Amerikan mutfağı)

Bazı destinasyonlar ve mutfakları listenize eklemeniz gereken yerlerden. Amerika'da bir bölge tüm Amerika için tabii ki refarans olamaz ama bir algı oluşturmaya yetiyor. O yüzden bir kere mutlaka ziyaret edilmeli diye düşünüyorum. Bu fikir nasıl oluştu derseniz etrafınızdakilerden şunlardan bazılarını mutlaka duymuşuzdur değil mi? Amerika'daki gibi hamburger yok keşke (…..'nın)şunun şubesi gelse, pancake ve akçaağaç şurubu ikilisini orada yemek gerek. The Cheesecake Factory'nin cheesecake'i gibi yok mükemel!!! Sokak kültürünün parçası hot dog hakkındakileri de unutmamalı. İşte bir seferde bütün bunları ve fazlasını denemeye çalıştım :) Bu minik yazı dizisinde önce en sevdiklerimden başlamak istedim: Santa Barbara. Bir sonraki yazılarda Malibu, Santa Monica &Beverly Hills, Las Vegas ve San Diego'dan bazı adresleri bulacaksınız. Şimdi heyecanla dünyanın en güzel günbatımı noktalarına ve damak zevklerine yolculuğa başlayalım.


Boathouse Hendrys's Beach
Relax… You're at the beach

Evet bahsedeceğim yer sizi bu yazı ile karşılıyor. Ortamda yazının esasına uygun olarak rahat müşteriler ve servis elemanları ile dolu. Barında deniz sonrası dinlenmeye gelmiş kişiler, menüsünde ise bu ortamı destekleyen mükemmel deniz ürünleri var. Etrafa biraz bakınca çok güzel sunulmuş salatalar servis ediliyor. Ancak biz öncesinde sipariş verdiğimiz için deneme şansım olmuyor. Bizim tattıklarımız istiridye, cioppino, fish&chips, deniz mahsüllü makarna.  İçki konusunda bira çeşitleri menüde belirtilmiyor gold, dark veya buğday bira isteğinize göre onlar bir marka getiriyor.
İstiridye konusunda çok iddialı olmadığım için ne kadar taze veya güzel olduğu konusunda bir yorum yapmayacağım. Ancak, yanında sunulan salsa benzeri sos ve limondan minik bir damla ile daha da eşsiz bir lezzet aldığımı söylemeliyim. Birde bazı şeylerin sunumu çabasız güzel. İstiridye bunun için güzel bir örnek.


Ana yemeklere gelince, Cioppino ismindeki yemek restaurantın özel yemeği: Kum midyeleri, midyeler, deniz kestanesi ve karides özel sosta pişiriliyor. Yanında sarımsaklı ekmek ile sunuluyor. Malzemeler günlük ve taze. Sos ise biraz domates tadının baskın olması dışında çok güzel. Hatta tarif edemediğim özel bir lezzet var. 
Deniz mahsüllü makarma ise, çeşitlilik konusunda çok zengin. Makarna içinde yengeç, balık, karides ve deniz kestanesi krema sos eşliğinde sunuluyor. Kesinlikle çok eğlenceli. Fish& chips ise cole slaw salata ile sunuluyor.




Menüde tatmak istediğim ve aklım kalarak ayrıldığım diğer seçenekler ise ekşi mayalı ekmek içinde sunulan ıstakoz, domates ve avakado ve ıstakoz taco.
Bu rahatlatıcı ortamın etkisi ile yediklerinizi bir kat daha fazla seveceksiniz.