8 Mart 2016 Salı

Kapadokya Mutfağı

Bu sefer bahsetmek istediğim mutfak notları Türkiye'nin en mistik noktalarından bir tanesi Kapadokya'ya ait. Bu bölgede içinde bulunduğunuz ruh halinin çok başka etkileneceği kesin. Bu huşu içinde yemeklerde güzel olunca daha da mutlu oluyorsunuz.
Mart ayında gitmemize rağmen oldukça soğuk olduğu için yemeklerde enerji verecek ve içinizi ısıtmaya yönelik et yemekleri ağırlıklı oldu. Geleneksel kısmı bu şekildeyken bir de çok modern oteller bölümü var ki kuş sütü eksik olmayan misalde çeşitlilik buluyorsunuz.
Balon turu yaparsanız sonunda ikram edilen şampanyayı içtiğinizde ise henüz saat 06.00 olmuş oluyor ve  güne şampanya ile başlıyorsunuz. Farklı olduğunu söylemiştim :) Hem çok ekonomik hem de bu lüks noktalara dokunuşta bulunan notlar şimdi karşınızda...

Museum Otel





Ortahisar bölgesinde kalmayı seçtikten sonra Uçhisar'ın gözdesi olana Relais&Chateaus üyesi olan bu otelde sabah kahvaltısı planladık. Bu şekilde bir ödüle sahip olunca beklentiniz çok yüksek oluyor ve otel büfesi bunu kesinlikle karşılıyor. Tek sorun konuk ilişkileri bölümünün gereğinden fazla ilgisi.  Çeşitlere dönersek önce diyet bölümünden başlamalıyım. Kuruyemiş ve kurutulmuş meyve için oldukça seçenek sunuluyor, yanında sağlıklı omlet çeşitleri ile tamamlıyorsunuz. Yok ben sağlıklı yemeyeyim derseniz kurutulmuş et bölümü, özel saç bölümünde gözleme çeşitleri ve tatlı büfesindeki eşsiz ekler ile de kahvaltınızı tamamlayabilirsiniz. Hal böyle olunca da taze sıkılmış meyve suyu bölümünde de 5 farklı çeşit sunuluyor. En sonunda Türk kahvesi servisi ile güzel bir final yapıyorsunuz.

Tandır Cafe






Bu restaurantı otel sahibimizin yönlendirmesi ile seçtik. Tandırın benim için farklı bir yeri var. Ailem ile İstanbul'a her yolculuk yaparken yemek işlerine oldukça ilgili babam yoldan çıkmak pahasına da olsa Çorum'da kuyu tandır yemek için uğrardı. Sonra İstanbul'da Çatalca bölgesinde denemelerimiz oldu ama aynı lezzeti tekrar bulamadık. Tandır cafe'deki tandıra gelince güzel bir kuzu yemeği denenebilir ama mükemmel değil. İlk etapta Kapadokya'da birçok noktada olduğu gibi minik tadımlıklar geliyor. Zahter baharat şeklinde zeytinyağı ile servis ediliyor. Yemek çeşitlerinde ise öncelikle kabak çiçeği dolması istedik. Yöreye uygun olarak bulgur ile hazırlanıyormuş. Benim damak zevkime tam uyum sağlamadı. Ancak sonrasında gelen sarmanın zeytinyağlı olmasına rağmen sıcak servisi çok lezzetliydi. Saç kavurma ve diğer et yemeği alternatifimizde oldukça güzeldi. Şarap konusunda bölgenin yerel şarapları Kocabağ ve Turasan şarapları yanı sıra ev şarapları bulunuyor. Kocabağ deniyoruz memnuz kalıyoruz.

Kapadokya Sofrası




Çömlek yapımı için uğradığımız atölyenin sahibi ile yaptığımız sohbet sonrası bütün bu bölgede en severek yedikleri testi kebabının nerede olduğunu sorup öğreniyoruz. Kapakdokya Sofrası'nda bu referans sonrası bence bir yemek çok daha fazla öne çıkıyor.
Güveç kapta güzel olacağını düşünerek kuru fasülye pilav siparişi verdik. Tek kelime ile harika :) yedikçe daha çok yemek isteyeceksiniz. Yanında da ev yapımı ayran tabii ki. Testi kebabında ise sunum hem güzel hem de eğlenceli ancak et yemeği olarak baharttan çok yoksun. İki saatte yavaş yavaş pişen yemeği çok daha fazla tatlandırmak mümkün.
Menü de yer alan bazı diğer yöresel yemekler kuzu incik, etli güveç ve Erciyes kebabı. Bu arada  hesap o kadar uygun ki şaşıracaksınız umarım bu bozulmaz.








Aydınlı Cave House




Göreme bu bölgedeki en beğendiğimiz yerlerden bir tanesi. Burada eminim çok fazla alternatif bulmak mümkün. Bizim önceliğimiz ise güzel bir teras ile tepeden seyir fırsatı yakalamaktı. Bir aile işletmesi olan Aydınlı'da bu panaromayı bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Kahvaltı standart bir kahvaltı. Ancak belirtmeliyim ki reçelerin ve kendi yapımları pekmezin lezzeti çok güzel. En güzeli ise terasta Türk kahvesi keyfi. Güneş içinizi ısıtırken ayaklarınızın altında Göreme'nin karmaşık sizi şaşırtan yapısı uzanıyor. Etrafıma arkadaşlarıma bakıyorum hepsinde tarifsiz bir gülümseme var.

Cappadoccia Cave Suit

Gelelim tatil boyunca koşturmanın verdiği yorgunluğu nerede atacağınıza. Cappadocia Cave'de vadinin akşam üstü manzarısını izledikten sonra hava kararmaya başlayında şarap ve peynir kısmı geliyor. Sizin için şömineli bölümü hazırlamalarını rica edin ve son noktayı koyacak bu keyfi yaşayın. Kendi üretimlerinden bir şarap ve üzüm türü olarak Cabernet Saugvinon seçtik. ( Bir uyarı mekana hiç yakışmayacak şekilde menüde yanlış yazılmış.) İki saatin sonunda mükemmel bir servis ve hem sıcak hem de şarap etkisi ile kızaran yanaklarınız ile Kapadokya'ya veda edebilirsiniz :)






1 Aralık 2015 Salı

Nane, yaban mersini ve nar glaze et


Hayat minik kutlamalar yapmak için ara ara size fırsat sunuyor. Onları es geçmeden kutlamanın yolunu bulmak da size kalıyor. Konu böyle olunca ona yakışan bir yemek yapmak gerekli. Kaç kişi olursanız olsun ister 2 kişiden oluşan mini minnacık bir aile, ister daha kalabalık bir aile her kutlama iyi bir masayı hak eder. Paris'teyken aldığım kitabın içinde okuduğunuzda iyi olabileceğini hissetiğiniz bir tarif vardı. Sayfanın ucu kıvrılmış şekilde uzun zamandır benim yapmam için masa altında bekliyordu. Sevgili kitabım ortaya çıktı ve ardından neler oldu? Glaze ederek hazırladığınız sos pişmeye devam edereken yayılan koku o kadar güzel ki yemek damak ve göze hitap etmeden önce burnunuza hitap ediyor. Nar, nane ve yaban mersini... Çektirme yapacağınız için mutfağınızı sarıyor. İşte böyle bir mutluluk içinde sizde mutfağa girebilirsiniz.
Bu tarif aslında kuzu ile yapılıyor. Ancak evde bir kuzu düşmanı olunca dana ile yapmak zorunda kalıyorum. Daha iyi bir sonuç için kesinlikle kuzu ile yapmanızı tavsiye ederim.

Malzemeler


  • 1-1,5 kilo kuzu bacağı
  • 2 çorba kaşığı  zeytinyağı
  • 1 baş sarımsak, ezilmiş
  • 100 ml tavuk suyu
Glaze etmek için
  • 300 ml nar suyu
  • 5 çorba kaşığı yaban mersini reçeli
  • 25 gr taze nane, rastgele doğranmış
  • 1 çorba kaşığı beyaz şarap sirkesi
Hazırlanışı




  1. Glaze etmek için tüm malzemeleri bir kaba ekleyin. Reçel iyice eriyene kadar hafif ateşte karıştırın. Daha sonra baloncuklar oluşacak şekilde 5 dakika kaynatın.
  2. Karışımın 4'te biri azalana kadar çekmesine izin verin. Ateş üstünden alın.
  3. Fırını 220 derecede ısıtın.
  4. Kuzunun her tarafını sarımsak ve zeytinyağı ile kaplayın. Tavuk suyubu da kaba ekleyin ve daha önce ısınmış fırında 30 dakika pişirin.
  5. Isıyı 170 dereceye düşürün. Glaze ettiğiniz karışımı ekleyin. Folyo ile üstünü kapayarak pişirin. Bu aşamada içinin iyi pişmesini istiyorsanız üstü kapalı 1 saat her 15 dakika da bir sosu tekrar dökmek kaydı ile pişirebilirseniz. Daha az pişmiş olması için ben yarım saat sonra folyoyu açarak pişirdim. 
  6. Fırından aldıktan sonra 15 dakika tekrar folyo ile kapayın ve dinlenmesini sağlayın.
* Glaze, birkaç gün önce hazırlanıp kavanozda saklanabilir.


24 Kasım 2015 Salı

Somon "en croute"


Mutfak denemelerinin en yenisi heyecan verici ve farklı bir tarif oldu. Gordon Ramsey'in programında rastladım bu tarife. Özellikle de kızının ailemizin en sevdiği yemektir demesi uygulamam için yeterli bir kaynak oldu. Somon balığını kullanacağımız her yeni şeyi merak ediyorum. İster teriyaki sos ister buharda pişmiş isterse fırında ballı pişirilmiş tüm versiyonları güzel alternatifler.
Tarif konusuna gelince, tattığınız zaman alacağınız lezzette her şey birbiri ile son derece uyumlu. Tek zayıf halkası hamurda işin içine girdiği için biraz ağır bir yemek haline gelmesi. Bu sebeple yanında naneli bezelye püresi ile servis etmenizi öneririm. Yemeğimizin adı "Salmon en croute"

Malzemeler
  • 4 parça yaklaşık 200 gr somon balığı fileto
  • zeytinyağı
  • 60 gr tereyağı, oda sıcaklığında
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 1 avuç dolusu fesleğen
  • Küçük bir avuç dereotu
  • 1 çorba kaşığı hardal (tercihen wholegrain)
  • 8 parça milföy
  • 1 yumurta sarısı
Hazırlanışı



  1. Somonun hiç kılçığı olmadığına emin olduktan sonra, ikiye bölün.
  2. Yumuşamış tereyağına limon rendesini, incecik doğranmış fesleğen ve dereotunu, tuz ve karabiberi ekleyin.
  3. Somon dilimleri iyice kurulandıktan sonra, tuz ve karabiber ile hazırlayın. Karışım haline gelen tereyağını bir yüzüne diğer tarafa hardalı sürün. İki dilimi sadwich gibi bir araya getirin
  4. Milföy hamurunun iki parçasını birleştirerek ince bir hamur açın. Somon dilimini içine yerleştirin hamuru hiç boşluk olmayacak şekilde kapayın.
  5. Tepsiye yerleştirirken daha önceden hazırladığınız fırın kağıdının üstüne ters (hamur birleşim kısmı altta) şekilde koyun.
  6. Üstüne yumurta sarısını sürün ve fırına verebilirsiniz.
  7. Bu aşamada önce 15 dakika 200 derece de fırını ısıtmış olmalısınız. Daha sonra aynı sıcaklıkta yaklaşık 20 dakika pişmesine izin verin.
  8. 5 dakika sonra hazır. Bezelye püresi ile servis edebilirsiniz.